top of page
  • hayatinkendisibu

Baklava Desenli Kazak

İnsan kaç yaşına gelirse gelsin , sosyo ekonomik durumu ne olursa olsun, küçüklüğünde yaşadığı bazı şeyleri aşamıyor, unutamıyor.


Bu sabah, canım çalışma arkadaşımın yüzsüzlüğüm nedeniyle vermek zorunda hissettiği baklava desenli kazağımı giydim. Neden mi vermek zorunda kaldı? Durun anlatayım.


Çok eskiden, ortaokul yıllarında küçük bir kasabada yaşıyordum. Hem yaşadığım yerde moda ve güncel kıyafetler bulunmadığından, hem de ailemin maddi durumu nedeniyle shetland ve lambswool denen kazaklardan haberim yoktu.


Şubat tatilinde başka bir şehre gitmiştim, büyük şehirdi ve gittiğim ailenin benimle yaşıt çocukları vardı. Beraber gezmeye çıkıldı. Gezerken bir vitrinde hiç unutmuyorum, gri, mavi, kırmızı ve siyah renkli baklava desenli bir kazak gördük. Ellediğimde yumuşacıktı ve kaşındıran bir yapısı yoktu. Lambswool idi. O dönem için bana göre çok ciddi bir fiyatı vardı.

Yaşıtım olan kişiye o kazak satın alındı. Bu durum içimde ukde kalmış ama ben o zaman bunu fark etmemişim.


Daha sonraki yıllarda ne zaman baklavalı kazak görsem hep içim cız etti nedense.


Geçen senelerde bir gün işe gittiğimde sevgili çalışma arkadaşım baklavalı bir kazak giymişti. Hemen 30 sene önceye gittim. Üstelik kazak öyle pahalı lambswool ya da shetland değildi, çok ucuza her şeyi satın alabildiğimiz ünlü Türk markasının ürünüydü. Ama ben kazağa öyle gözlerle baktım , öyle gözüm kaldı ki demek ki kazakta, arkadaşım birkaç gün sonra yıkayıp poşetlemiş, kazağı bana getirdi. Farkettim ki benim hiç baklavalı kazağım olmamış o güne kadar.


Şu anda zevkle giyiyorum o kazağı.


Demem o ki, şu an şükür ki, aynı anda 5 kazak alabilecek maddi gücüm var. Ama bir o 30 sene önceki kazak, bir de arkadaşımın hediye ettiği kazak parayla satın alınabilecek değerde değiller.

Not: Görseldeki kazak çocukluğumdakine en yakın renkli olan kazak.



147 görüntüleme1 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Koku

Bahçe, Kirlenmek Güzeldir ve Masa Başı

Hani önceki yazılarda eğitim sistemine laf etmiştim biraz. Bu yazıda konuya bir başka perspektiften bakalım istiyorum. Şöyle bir örnekle başlayalım. Bir arkadaşım küçük kızıyla bir süre yurt dışında y

1 comentário


emiresamra
05 de jan. de 2021

Benzer bir hikayede bende var.. çiçekdürbünü... dünyanın en eşsiz oyuncağı.. Sonraları gördüğüm her yerde aldım ve hep hediye ettim. Hala bir çiçekdürbünüm yok!

Curtir
Yazı: Blog2_Post
bottom of page